Omega3 Balık Yağı Almalı mıyım? Omega3 Balık Yağının Faydaları

Sizce neden almalıyız? Bir fikriniz var mı? Çok araştırdım. Acaba zararlı mı almamalıyım diye çok bakındım durdum ama sonra denizlerimizi düşündüm. Denizlerimiz mikroptan mahvolurken nasıl almayalım?

Hadi önce DHA ve EPA nedir ona bir bakalım.

DHA: Dokosaheksaenoik asit (DHA) gıda takviyesi dünyasının bir numaralı kahramanı ve beyni koruduğu en iyi ispatlanmış olanıdır. DHA beyinde bulunan Omega-3 yağının %90’ndan fazlasını üreten bir omega-3 yağ asididir. Bir nöronun hücre zarının ağırlığının %50’si DHA’dan oluşur ve DHA kalp dokusunun da önemli bir parçasıdır.

DHA eksikliği bunama ve anksiyete dahil bir çok rahatsızlığa yol açar. Doğada ki en zengin DHA kaynağı anne sütüdür. Bu yüzden sürekli olarak emzirmenin nörolojik sağlık konusunda önemi üzerinde duruyor. DHA artık yüzlerce gıda ürününün içeriğine eklenmiş bulunuyor. Her gün 1000 mg. alın. DHA’yı EPA’yla birlikte almanın hiç bir sakınca yoktur.

Balıkyağı en önemli Omega-3 kaynağıdır. Yeni bir canlının oluşturulmasındaki en önemli hammaddelerinden biri, Omega-3 yağ asitleri. Malesef modern beslenme tarzımız Omega-3 eksikliğine yol açmaktadır. Özellikle Omega-3 takviyesi hamilelikte yeterince alınmalıdır. Çünkü gebelik sırasında bu yağlara ihtiyaç fazlasıyla artmaktadır. Annedeki eksiklik, anne gibi bebeğini de etkilemektedir. Danimarka’ daki ilginç bir araştıma gerçekleştirilmiş. 8.927 hamile kadının Omega-3 alma oranları incelenmiş. Hiç Omega-3 takviyesi almayan gebelerin düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme olasılığı %7 iken Omega-3 takviyesi alan gebelerde ise bu oran %1.9 imiş.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde de annelerin Omega-3 yağ asitleriyle zengin beslenmesi gerekiyor veya takviye almaları şart bence. Neden diyecek olursanız, vücudunuza Omega-3 girmesi demek çocuğunuzun İQ’sunun da yaşıtlarına oranla 4 puan yüksek olacağı demek.

Beynimizin %60’ını yağ oluşturur. %60’ını 3/2 sini Omega-3’ünü Omega-3 yağ asitleri oluşturmaktadır. İşin en zor olanı da vücudumuzun Omega-3 yağ asitlerini sentezleyemeyecek olması. Yani vücut Omega-3 üretemiyor. Mutlaka dışarıdan Omega-3 bakımından zengin besinlerle takviye olması şart.

Peki aldığımız besinlerle Omega-3 oranı ne kadar fazla sizce? Bence çok çok az. Çünkü yediğimiz yiyeceklerde Omega-6 yağ asitleri oldukça fazla ve bu oran vücuda alınan Omega-3 takviyelerini de yok etmektedir. İşte bu durumda da beynimize giden Omega-3 yağ asitleri de azalıyor ve beynimiz tehlike alarmına geçiyor. Bu sebeple takviye şart.

Yapılan DNA çalışmaları sonucu, ilkel toplumlarda çağımız da görülen hiç bir hastalığın görülmediği gözükmüştür. İlkel insanlar, doğal ve bozulmamış gıda ve yağlarla beslendiklerinden dolayı, hücre zarlarında ki Omega-3/Omega-6 oranı 1-1 olduğu gözükmüştür. İlkel toplumlarda yaşam süresi, bizlere oranla oldukça kısaydı ama sağlıklı yaşıyorlardı. Günümüzde yaşam süresi uzadı ama yaşlanma çocukluk yaşlarından itibaren başlamaktadır.

Bebekler için tek ve en sağlıklı besin kaynağı anne sütünün %90’ı Omega-3 asitleri oluşturmaktadır. Bunu deminde belirtmiştim. Omega-3 bu sebeple gebelik ve emzirme zamanında takviye alınması çok çok önemlidir.

Omega-3 yağları hangi hastalık riskleri azaltmaktadır?

Sağlıklı doğup büyümemize, ürememize, ve en çokta sağlıklı yaşayabilmemize katkı sağlarlar. Om ega-3/Omega-6 yağlarının birbirine oranı yeni hücre zarlarınındakı      Omega-3/Omega-6 oranları birbirine yakın olmalıdır.

Omega-3 şu hastalıklara karşı koruma sağlar;

  • Kilo alma ve obeziteyi önler ve kilo vermeyi hızlandırır.
  • İnsülin ve leptin direncinin gelişmesini önler.
  • Tip-2 diyabet hastalığını önler ve tedavisini kolaylaştırır.
  • Kan yağlarımızı düzenler ve normal düzeylere getirir.
  • Asprin gibi kanı sulandırır.
  • Damar sertliği, hipertansiyon, kalp-damar sertliği, kalp krizi ve felç hastalıklarını önler.
  • Kalp yetmezliğini önler.
  • Ani ölümleri önler.
  • PKO’yu önler.
  • Bağışıklığı güçlendirir.
  • Depresyonu ve şizofreniyi önler ve lohusa depresyonundan korur.
  • Meme ve kolon kanserinden korur.

Yani kısaca Omega-3 yağ asitlerine “Yaşatan ve iyileştiren yağlar” diyebiliriz.

Şimdi tekrardan düşünün Omega-3 almayı mı yoksa almamayı mı tercih edersiniz? Ben kesinlikle almaktan yanayım. Çoğu doktor denizlerde ki balıkların tüketilerek alınmasından yana ama ben tavsiye etmiyorum. Denizlerimize her yıl tonlarca plastik atılıyor. Plastikten başka yakıtlar pislikler vs her şey denizlerimize karışıyor. Bunlarda denizlerde civa olmasını sağlıyor. Yediğimiz balıklarda da fazlaca civa var ve ben bu yüzden balık yemeği sevmiyorum. En güzel balıklar dere balıkları bence.

Zaten balık çiftliklerinde de balıklara ilaçlar verildiği ortaya çıktı. Balık çiftliklerinden de asla balık almayı tercih etmiyorum. Heee diyecek olursanız, ” Yok ben illa denizden çıkan balıkları yemek istiyorum” diye o zaman da bari dip balıklarını değil de hamsi gibi küçük balıkları tercih etmelisiniz. Dip balıkları bu anlamda çok çok daha fazla civa barındırmaktadır bünyelerinde.

Omega-3 takviyesi seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Omega 3 seçerken bazı kriterler var. İşte o beş kriter;

  1. Omega 3 takviyesi mutlaka eczanede satılan bir ürün olmalı
  2. IFOS 5 yıldız onayı bulunmalı
  3. Trigliserid formunda olmalı
  4. EPA + DHA değeri yüksek olmalı
  5. Balık veya sığır jelatini kullanılmalı

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here