Ölümsüzlüğün formülü; Gülümse Kaderine…

Tüm kişisel gelişim ve büyüme aynı basit farkındalıktan ortaya çıkar ve gelişir; bizler birey olarak dışsal etkenlerden ne olursa olsun yaşamamızdaki her şeyden sorumluyuz. Başımıza gelenleri kontrol edemeyiz. Ama başımıza gelenleri nasıl yorumlayacağımızı ve nasıl tepki göstereceğimizi her zaman kontrol edebiliriz.

Bilinçli olarak kontrol etsek de, etmesek de her zaman deneyimlerimizden sorumluyuz. Olmamamız mümkün değil. Bilinçli olarak hayatımızdaki  olayları yorumlamamayı seçmekte hayatımızdaki olayları yorumlamak anlamına gelir. Hayatımızdaki olaylara tepki göstermemek de tepki göstermenin bir şeklidir.

Gerçekte hiç kafaya takmamak diye bir şey yoktur. Bu imkansızdır. Hepimiz bir şeyleri kafaya takarız. Hiçbir şeyi kafaya takmamak da bir şeyi kafaya takmaktır. 

Gerçek soru şudur; Neyi kafaya takmayı seçiyoruz? Eylemlerimizi hangi değerlerle temellendiriyoruz? Hayatımızı ölçmek için hangi ölçütleri kullanıyoruz? Bunlar iyi seçimler mi, iyi değerler mi yoksa iyi ölçütler mi?

Bir palyaço arabası size çarpıp devirirse ve bir otobüs dolusu okul çocuğu sizinle dalga geçse de, bunun anlamını yorumlamak ve ne tepki vereceğinizi seçmek sizin sorumluluğunuzdadır. İster beğenelim, ister beğenmeyelim, başımıza gelenlerde ve içimizde olup bitenlerde her zaman etkin bir rolümüz vardır. Her zaman, her anın, her olayın anlamını yorumlarız. Yaşayacağımız değer yargılarını ve başımıza gelen her şeyi ölçtüğümüz ölçütleri her zaman seçeriz. Sıklıkla seçtiğimiz ölçüte göre aynı olayın iyi de kötü de olabileceğini görürüz.

– Ustalık Gerektiren kafaya Takmama Sanatı

Kitaptan alıntı yaparak sizlere merhaba demek istedim. Son kitabım olan Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama sanatı kitabını okurken koydum sitemin adını, Gülümse kaderine diye…

“İster beğenelim, ister beğenmeyelim, başımıza gelenlerde ve içimizde olup bitenlerde her zaman etkin bir rolümüz vardır.” Siz ne düşünüyorsunuz bu cümle ile ilgili? Bence çok doğru. Seçimlerimizdir bizim yolumuzu çizenlerdir. Büyümek sonsuzca ilerleyen bir işlemdir. Yeni bir şey öğrenince “Yanlıştan doğruya” gitmeyiz. Yanlıştan biraz daha az yanlışa gideriz. Bir şey daha öğrenince, daha az yanlıştan biraz daha az yanlışa doğru geliriz. Kendimiz için nihai “doğru” yanıtı aramamalıyız, bunun yerine bugün hatalı olduğumuz yerleri budayabilirsek, yarın daha az hatalı oluruz.

Sorunsuz bir hayat, sonsuz mutluluk ve ebedi şefkat düşünceleri ağzınızın suyunu akıtabilir, ama burada, dünyada sorunlar eksik olmaz. Gerçekten de sorunlar hiiiç bitmez. Sorunlar asla bitmez ve sadece gelişirler. Hayat aslında bir sonsuz sorunlar dizisidir. Bir sorunun çözümü sadece bir sadece bir sonrakini yaratır. Sorunsuz bir hayatı ümit etmeyin. Öyle bir şey ne yazık ki yok…

Bir sorunuzun çöüzümü hayatınızda başınıza gelebilecek bir sonraki sorununuzu yaratacaktır. o yüzden sadece gülümseyin ve kendinize daha iyi sorunlarla geçirebileceğiniz bir hayat dileyin…

Haydi şimdi bunu bu satırları okurken yapın.
Gözlerinizi kapatın ve dileyin…
Ağzınızın-dan çıkan her cümle evrende kaybolacak ve bir şekilde sizi yeniden bulacaktır.
Gözlerinizi kapatın ve sadece dileyin;
Daha iyi sorunlarınızın olduğu bir yaşam hayal edin…
İnanın, olacak!

Sayfama mutluluk getirdiniz, iyi ki geldiniz 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here