Çocuğum Mıknatıs Yuttu, Ne Yapabilirim?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben doktor değilim ve burada belirtiğim her şey beni ve ailemi ilgilendirir. Ben sadece yasadığım şeyleri kendi adıma açmış olduğum blog siteme aktarıyor ve deneyimlerimi paylaşıyorum. Gerisi sadece sizi ve ailenizi ilgilendirir, beni değil!

Dün inanılmaz bir talihsiz olay yaşadık. Uraz’ın oral dönemi Freud’a göre çoktan bitmiş olması gerekliydi ki bence de bitmişti. Dün yaşadığımız şey tamamen talihsizlikle başımıza geldi. Şimdi kısaca Freud’a göre oral dönem neymiş isterseniz ona bir bakalım…

Freud’a göre cinsel gelişim dönemlerinin ilkidir.insan yaşamının ilk yılını kapsar. Çocuk ilk yaş sonuna kadar dış dünyayla ilişkisini bütün beden yüzeyi ve odaklaşmış olarak ağız yoluyla sürdürür. Doyum kaynağı ağız, dudaklar ve dildir.daha sonra dişler ve çene de doyum kaynağı niteliği kazanır. Bu iki tür oral etkinlik, yani ağza alma ve ısırma, sonra gelişecek kişilik özelliklerine temel oluşturur. (uzmanlar sigara kullanıcılarının bu donemde yeterli doyuma ulaşmadığını söyler).

Bu dönem bebeğin annesine en bağımlı ve onun bakımına en çok gereksinim duyduğu dönemdir. Anne bebeğin ihtiyaçları ve doyumu arasında yer alır. İhtiyaçlarının düzgün aralıklarla,yeterli olarak karşılanması, çocukta temel güven duygusunun gelişmesine yol açar. Bu dönemde annesiyle sıcak, sevecen ve güven verici bir ilişki yaşayan çocuğun yaşam boyu diğer insanlarla da benzer nitelikte ilişkiler kurması beklenir. (ütopya diyoruz biz buna)
Freud’un bu döneme oral dönem demesinin nedeni, ağız ve dudakların özel haz bölgesi olarak kullanılması ve tüm yaşamın bu bölge aracılığıyla sürdürülmesi gerçeğidir. Genel olarak oral dönem memeden kesilme ile sona erer.bebek bu dönemi başarı ile atlatırsa anal döneme geçer.

Oral dönem bilgisini kafamızda rahatça oturttuğumuza göre dün ki hadiseye geri dönebilirim.

Uraz elinde bir şeylerle uyumaya bayılır. Bir gün kedisiyle uyur, bir gün arabasıyla, bir gün D vitaminiyle uyur vs. vs. vs.  Dün yine eline bir oyuncak aldı ve bu oyuncağı ile birlikte yatağına geçti. Ama aldığı oyuncak benim nazarımda son derece zararlı bir şeydi. Ağzına aldığı an boğazına kaçabilir ve onu yutabilir olduğu için Uraz’dan vermesini istedim. Bizim keçi oğlan dinler mi hiç sözümü? Tabi ki dinlemedi ve ağzına attı mıknatısı. Uraz verir misin yutacaksın şimdi bir de dememe kalmadı, yuttu. Sorunsuzca yutma işlemi gerçekleşti. Ne boğazına takıldı ne bir şey oldu.

Tabi eşimle beni aldı bir telaş 🙂 Şimdi gülüyorum ama o anlarda iki gözüm bir çeşme ağlıyordum.

Araştırdık ettik şükür ki ölüm tehlikesi yokmuş. Çünkü iki tane değil bir tane mıknatıs yuttu. Eğer ki iki tane mıknatıs yutsaydı endoskopi ile çıkartma işlemi yapılması gerekecekti. Dahiliye de çalışan bir arkadaşım var sağ olsun ilaç gibi geldi sözleri ve bizi aydınlattı. Eğer ki hastaneye gitmiş olsaydık doktor bir röntgen çekecek, yutulan cismin mideye inip inmediğine bakılacak ve beklemeye alacaktı Uraz’ı. Ben midesine indiğine eminim. Şimdi bekliyoruz. Şansımıza bugün kaka yapmadı 🙂 Ama her kaka da gözlem niteliğinde inceleme yapıyoruz. Bugün yarın mavi mıknatısı göreceğime eminim 🙂

İşte buda böyle bir tecrübe oldu bizim için.

Umarım bir an önce bağırsaklarından geçer ve bize yüzünü gösterir sevgili mıknatıs.

Sevgiler…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here